kış günü çok soğuk. bulutlardan şekil yapmayı unuttum. çünkü artık kelimelere de şekil vermeyi unuttum. bunlar bir arada yapılan şeylerdi. bu yüzden bulutlarla kelimeler içiçe geçerdi. çimenlerin üstünde orada, sadece biz ve bulutlar.
sen böyle açık bir güneşin altına uzanmış, yeşil bi selam çakıyosun uzaktan. ben mavi koşuyorum, kırmızı yanına geliyorum, mor dumanlar peydah oluyor. sonra zat-ı sen yasemin kokuyorsun.nerden bulmuşsan yasemine bürünmüşsün. ben bu kadar çiçek kokmak kadınlığa iyi değil diyorum, sen bu lafları nerden öğrendin diyorsun. gülüyoruz, yaseminlerini bana da uzatıyosun, koku beyaz.
sana söyleyebilceğim hiçbir cümlenin altının çizili olmadığını fark ediyorum. çünkü ben artık konuşamıyorum. aylarca yanından geçtiğim merhabalar, hepiniz birleşin, doluşun şu kaba, altınızı çizicem diyemiyorum. halbuki ben sana söylediğim her merhabanın altını çizmek istiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder