sen bi bankın tepesinde oturmuş beklerken oluyo herşey. o saniyelerde işte bi kaç kuş ötüyo,senin cıvıltısını unuttuğun kuşlar.
bi yerlerde sen dururken aklının bi köşesinde hep aynı is, başka sokaklarda çocuklar lastik yakıyor ve dumandan is görünmez oluyor.
diyarbakırın surlarında isli isli seni seviyem yazıyodu halbuki, sevinçle fotoğrafını çekmiştik, o ne sevinçti öyle, bir daha dünyanın hiç bir yerinde bulamadık.
aynı sevinci bir de o bankın tepesinde yaşasaydın, belki oradan ayrılasın, islerin dumanların peşine düşesin gelmeyecekti.
denizin ortasından geçerken, yine o aynı sevinci yaşamayı beklerken, tabureleri tek tek denizin kıyısına dizerken, elini ayağını uzatınca denizin en ortasına düşmeyi beklerken, aklın kırlara gitti.
ya denize düşüyorum sanıp da kırlara düştüğünde? öyle bir şey olmayacakki, ne deniz ne kır.
sesin kendine bile yetmedi, iki lafi anlatmaya yetmeyen sesinle ne bekliyodun kırlardan?
şimdi kır uykunu otur soğuk parkelerin üstüne,
ya da al çantanı uç dünyanın bir yerine.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder