1 Ekim 2012 Pazartesi
kabağı deşmeden beş dakika önce.
gerçeklik geri gelmişti. ama korkmuyordun sen. sen korkmayınca ben de korkmuyordum. evlerden atlaya atlaya yokuşları inip çıkıyorduk.
senin bu ellerinde sahi ne vardı. kalabalık mı, dayanışmak mı. hayal edileni değil, tüm gerçekliği soluksuz bir hayal gibi.
yokuşlar inip çıkmak içindi. bu birinci gerçeklikti. bunu biliyorduk ve denizin kenarında geçen her ne kadar gülüşme varsa balıklar tarafından takip ediliyordu, biliyordum. sen biliyor muydun.
bir vapura atlayıp bir yere gitmiştik biz. hayat güzelmişti.
korkuya yer olmamalıydı burada. asmanın altı yada sokaklar, hepsi tüm kedileriyle,her yeni tabanlarımızın patlamasını dört gözle bekliyordu.
'haydi iç de çay koyayım.'
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder