16 Eylül 2012 Pazar

yeditepenin yedi tepesindeki bütün rügarları boynuna takmıştı yürüyordu, ablasının gözlerindeki ışıltıyı gördü, bir kez daha sevindi gözlüklerini takmadığına. kocaman ela gözlerindeki çok iyi niyetli bi pırıltıydı o, biraz daha baksa aydınlanacaktı.
rüzgarın aldırdığı nefesi geri üfledi.
sanki cama şekil veren havayı üfledi.
içine sanki serinlik üfledi.
sanki pırıltıyı gökyüzüne üfledi.
fosforluyu düşündü, cevriyeyi tophane rıhtımını, rıhtımda balıkçı teknesinde uyuyan cevriyeyi. 
denizi üfledi, içindeki cevriyeyi teknelere geri verdi.
ferahladı, bir oh çekti. arkasını döndü, yürüdü.

Hiç yorum yok: