9 Haziran 2011 Perşembe

böyle durmaktansa ağlayasım var ama bi becerebilsem diye düşünüyosun. ellerini havaya açtın bi sağa sola yaylandır bakalım. huşu içinde rüzgarın sesinde usul bi ninni. kalçalarından yukarı dosdoğru uçuracak seni evet.
bi yerlerde
bir şeyler
senin yürüdüğün her sokakta bi kaç renkli tebeşirle çizilmiş çocuk resimleri belki sek sek. sektire sektire bi şeylerin peşinde. 3 kere sekse mutlu oluyosun, suya atlayasın geliyo. ama öyle olmaz ki. 3 kere yetmez.
çok konuştuğun ve gerçekten konuştuğun, konuşmayı sevdiğin anlar hep ona mı denk geliyo?alışkanlık belki. ama çok sussan bile yokki sıkıntı. öyle. öndekilere omuz hizası vermek kadar kolay ve aynı zamanda sınırları belli. ama belki bi o kadar sınırsız bi muhabbete evrilir. beklediğin her saniyede senin beynindeki o hayal uru biraz daha büyüyor. ameliyatla aldırılmayacak kadar büyüdüğündeyse zaten başka alemlerde uçuyor olacaksın.
o zaman ne gam?her türlü mutlusun.
küçücük bi an değil hem de. sanki evrene yetecek kadar mutluluk salgılayacak düzeyde uçacaksın. pencerenden çıkıp aşağı sarktığında iple kendini boşluğa atıp çekebilceksin hiçi.
bir gün her şey böyle olacak ve sen o zaman gelene kadar dikiş dikmeye devam edeceksin.bak gör..

Hiç yorum yok: