18 Nisan 2011 Pazartesi

zor

kendimi tanımsız gibi, yok gibi hissediyorum. ne kadar zor bir çift göze bakabilmek, bir sırta yaslanmak, iki kelam edebilmek. içindeki bu tanımlanması güç hiçliği atabilmek ne zor. bir de marikanın böyle gözleri vardı. belki onun yanına gitmeli. belki uzağa gitmeli. kimseyi, hiç kimseyi bulamayacağım, kimseyle konuşamayacağım bir yere. yada beni hapse atsınlar bi süre. mektup kabul etmesinler. ziyaretçi de kabul etmesinler. bilmiyorum. konuşmak, bişeyleri konuşmakla geçiyor ömür ve konuşmak bazen ölümcül oluyor. sussam içim sıkılıyor. ne kadar zor. çok zor.
eskiden her şey kolaydı bi kelime görünce heyecanlanırdım sadece kelimelerden konuşurdum sustuğumdaysa havada kelimelerin yürüdüğünü sanardım şimdi böyle varlığımda kendimi boğmuş gibi yada hiç varolmamış gibi kimseye bişey anlatamamış gibi yada hiç bi yerde iz bırakmamış gibi çok küçük gibi birazcık hava boşluğu olsa kaybolcak gibi boğulcak gibi tam uçarken yere göçecek gibi bi daha gülemeyecek sevemeyecek dokunamayacak gibi ne zor çok zor.
insanları unutsam yoklar gibi olsa kimse varolmamış canım yanmamış bu kadar kırılmamışım gibi olsa ama o da zor çok zor.

Hiç yorum yok: