30 Ağustos 2009 Pazar

pervane

seni hatırlıyorum ben.sayfaların en arkasında çizdiğin bişey vardı.kim demiştim.adını söylediler.
şimdi ben saç tellerini nereye saklayacağımı bilemez halde yatağımın kenarına bile varamıyorum.tabi senin haberin de yok, derdin de.ama neden benim var,hiç olmaması lazım olan bi yerde hem de,neyse,kafamı sorgulamayı bırakmıştım,olmuyor çünkü.
parlaktın sen.'sen geldin' dedin.'ben gideceğim sabah' dedin.tamamdı herşey,zaten olan olacak olan buydu.sadece bu.sen sabah gidecektin.uyandığından itibaren uyumaya devam etmen,ve sadece sütü sevdiğini söylerken gülmen bana o kalp çarpıntısında uyku hapı gibi geldi,neyse bundan da bahsetmeyeceğim.sütten bahsedebilirim.beni de nasıl sakinleştirdiğinden,hatta birazdan bir bardak içeceğim..
seni düşünmemeliyim,seni görmemeliyim,daha fazla karıştırmamalıyım..
ama neden aklıma gene şarkılar geliyor.zerdaliler geliyor,aynalar geliyor,istanbul hatırası geliyor..sen beni üzdüğünü düşünüp daha da üzüleceksin,bunu da bilmiyorsun değil mi.neyse,üzülmüyorum ki ben.senin sevdiğin kadın benden çok daha iyi,çok daha güzel,çok daha anlamlı belki.
ben balarısı gibiydim senden önce,bak pervanelere döndüm seni görünce.
görünüşte kötü bi durum bu.hatta çok kötü.ama işte.havada herşey,ya suyun altından bakarsam,yada toprakla kapatırsam steril bi duygu dünyam olacak.ama ben havadakileri yakalamayı öyle seviyorum ki.ben de anlamıyorum çoğu zaman insanlar da anlamıyo,ama suyun altından bakmaktan daha gerçek ..

Hiç yorum yok: